21 Mayıs 2009 Perşembe

KANUNİ’NİN FRANSA FERMANI–DERS ALINMALI

Türkiye’yi sırtından hançerleyen Fransa, Şarlken karşısında aciz kalınca Osmanlı’dan
yardım istedi ve Kanuni öyle bir ferman yazdı ki tüyleriniz diken diken olacak...
Fransızlar Şarlken karşısında aciz kalınca Osmanlı’dan yardım istediler. Kanuni’nin
Ocak 1526’da Kral Fransuva’nın yardım isteğine karşı gönderdiği ferman Fransa’nın içine
düştüğü acizliği gözler önüne seriyordu...

Kanuni Sultan Süleyman zamanında, Avrupa’da büyük bir mücadele cereyan
ediyordu. Habsburg İmparatorluğu akrabalık bağlarıyla Avrupa’nın önemli bir kısmında
hâkimiyet kurmuştu. İtalya, İspanya, Avusturya, Almanya ve Macaristan gibi ülkeler dolaylı
ya da direkt olarak Habsburg İmparatorluğu’na bağlıydı. Habsburgların önünde direnen tek
güç Fransa ve İngiltere idi. Osmanlılar’ın Avrupa’daki bu mücadeleye karışmaları siyasi
dengenin yeniden kurulmasını sağladı.

Kutsal Roma–Cermen İmparatoru Şarlken, Fransa Kralı Fransuva’yı 24 Şubat 1525’te
Kuzey İtalya’da Pavia Muharebesi’nde mağlup edip, esir aldı. Fransızlar, Şarlken karşısında
aciz kalınca, o dönemde Hıristiyanlığın en büyük düşmanı olarak kabul edilen Osmanlılar’dan
yardım istediler. Kanuni’nin Ocak 1526’da Fransuva’nın yardım isteğine karşı gönderdiği
ferman Fransa’nın içine düştüğü acizliği gözler önüne seriyordu...

AVRUPA’NIN HARİTASINI BİZ ÇİZDİK

16. yüzyılda Fransa, Hollanda ve İngiltere gibi milli monarşiler, Osmanlıların,
Habsburglara karşı mücadeleye girmesiyle hayat hakkı bulabildi. Nitekim 1532’de Fransa
Kralı Fransuva, Venedik elçisine Şarlken’e karşı Osmanlılar sayesinde güvence altında
olduğunu söylüyordu. Osmanlılar, Fransa’yı asker göndererek, para vererek veya ticari
ilişkilerle Habsburglara karşı kuvvetlendirdiler. Kanuni 1533’de Fransa Kralı’na, Şarlken’e
karşı İngiltere ve Alman prensleri ile bir ittifak yapması için 100 bin altın göndermişti.
Kanuni Sultan Süleyman, 1543’te Macaristan üzerinden Habsburgların üzerine
yürürken Barbaros komutasındaki Osmanlı donanması Fransızlara yardım için Marsilya’ya
gitti. Barbaros, Ocak 1543’te Marsilya’ya ulaştı ve büyük törenlerle karşılandı. Osmanlı
donanması o kışı Fransa’nın Toulon şehrinde geçirdi. Bahar geldiğinde Osmanlı donanması
İspanyolların elindeki birçok kaleyi alıp, Fransızlar’a verdi. İspanyol donanması Barbaros’tan
korktuğundan yardıma gelememişti. Osmanlı donanması kışı, yine Toulon’da geçirdi. 1544
Baharında harekat yeniden başladı. Barbaros, ele geçirdiği toprakları Fransızlara verdikten
sonra İstanbul’a döndü.

Fransuva’dan sonraki Fransız kralları da Habsburglar karşısında Osmanlılar’dan
yardım almaya devam ettiler. 1569’da Fransa’ya verilen ticari imtiyazlardan sonra Osmanlı
topraklarında ve nüfuz bölgelerindeki ticaret bu ülkelerin ekonomik açıdan kuvvetlenip,
büyümesine sebep oldu. Osmanlı tarihçiliğinin en önemli ismi Halil İnalcık hocamız, İngiliz
ve Fransızların gerek imparatorluk topraklarından aldığı hammaddelerin, gerekse ülkelerinde
imal ederek Osmanlı ülkesinde sattıkları ürünlerin kapitalizmin gelişmesinde önemli rol
oynadığını söyler.

AVRUPA’DA TÜRKLERE YER YOK

1589 ile 1610 arasında Fransa tahtında bulunan Dördüncü Henri zamanında, Fransa’da
krallığın otoritesi yeniden tesis edildi. Ülke ekonomisi bir düzene sokuldu. Dördüncü Henri,
Fransa için hayati önem arzeden Osmanlı İmparatorluğu ile ticari ve siyasi ilişkileri devam
ettirdi. Ancak bizimle görünürde dost olan Fransa Kralı Dördüncü Henri eline geçecek ilk
fırsatta bizi arkadan vurmayı planlamıştı. Avrupa Birliği’nin ilk fikir babalarından olan Fransa
Kralı, Habsburg İmparatorluğu’ nu dağıtıp, müttefiki olan Türkler’i Asya’ya sürdükten sonra
Rusya’nın dışarıda bırakıldığı yeni bir Avrupa kurmayı tasarlamıştı. Fransızlar,
Osmanlılar’dan aldıkları destek sayesinde ayakta kaldıklarını çabuk unuttular. 17. yüzyılın
ortalarından itibaren bir taraftan Osmanlı İmparatorluğu’nun nimetlerinden istifadeye devam
ederken, diğer taraftan aleyhimize çalışmaya başladılar. Fransa, Güneş Kral lakaplı Fransız
hükümdarı 14. Louis zamanında Girit’te Osmanlılar’a karşı savaşan Venedikliler’ e yardım
gönderdi. Daha sonra da bir numaralı düşmanları olmasına rağmen Avusturya’ya bile
Osmanlı karşısında yardım etti. Sadrazam Fazıl Ahmed Paşa, 1663’te Avusturya seferinde
Uyvar’ı fethetti.

Viyana’nın surları ve tahkimatı zayıf olduğu için fethe uygun durumdaydı. Osmanlı
ordusu, Sengotar’da Avusturya kuvvetleri tarafından karşılandı. Meydan muharebesinin
başlarında Osmanlılar üstünlüğü ele geçirdiler. Ancak bu muharebe için Avusturya’ya hiç
ummadıkları bir ülkeden yardım gelmişti. Avusturya ordusuna yardıma gelen Fransız
birliklerinin muharebeye müdahalesi, Avusturya’yı bozgundan kurtardığı gibi savaşı
aleyhimize çevirdi.

İŞTE O FERMAN

“Ben ki sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç veren, Allah’ın
yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun ve
Azerbaycan’ın ve Şam’ın ve Halep’in ve Mısır’ın ve Mekke ve Medine’nin ve Kudüs’ün ve
bütün Arap diyarının ve Yemen’in ve nice memleketlerin sultanı ve padişahı Sultan Bayezid
Han oğlu Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Han’ım. Sen ki Fransa vilayetinin Kralı
Fransuva’sın.

Hükümdarların sığındığı kapıma elçinizle mektup gönderip, ülkenizi düşman istila
edip, şu anda hapiste olduğunuzu bildirip, kurtuluşunuz konusunda bizden yardım talep
ediyorsunuz. Söylediğiniz her şey dünyayı idare eden tahtımızın ayaklarına arz olunmuştur.

Her şeyden haberdar oldum. Yenilmek ve hapsolunmak hayret edilecek bir şey değildir.
Gönlünüzü hoş tutup üzülmeyesiniz. Böyle bir durumda atalarımız düşmanları mağlup etmek
ve ülkeler fethetmek için seferden geri kalmamışlardır. Biz de atalarımızın yolundayız ve
daima memleketler ve alınmaz kaleler fetheylemekteyiz. Gece gündüz daima atımız
eyerlenmiş ve kılıcımız belimizde kuşatılmıştır. Yüce Allah hayırlara bağışlasın. Allah’ın
istediği ne ise olur. Bundan başka haberleri gönderdiğiniz adamınızdan öğrenesiniz. Böyle
biliniz...”

Yorumu size ait...

Selamlar...

Saygılarımla...

Gönderen: Yaşar EREN–yasareren@isnet.net.tr