Türkiye’de bazı şeyleri önceden bilmek çözüm ya da tedbir almayı sağlamıyor. Kafasını toprağa gömen devekuşu misali, gerçeklerden kaçanlar ya da keşke bilmeseydik diyenler var. Bazı belalar geliyorum dese de aldırış eden yok.
Size İstanbul’dan, son üç haftadır konuğu olduğum sözüm ona taşı toprağı altın olduğu söylenen bu büyük şehirden bahsetmek istiyorum.
Türkiye’nin hemen hemen bütün holdinglerinin merkezleri İstanbul’da. Özel sektördeki kararlar burada alınıyor. Paranın merkezi de burası. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) bu kentte kurulmuş. Yakında T.C. Merkez Bankası da İstanbul’a geliyor. Ticaretle uğraşanlar bilirler, sadece İstanbul tüm şirketlerin genel cirosunun ortalama % 25’nin yapıldığı yerdir. Böyle olunca Anadolu’dan ciddi göçler alıyor. Bu göçler arasında beyin göçleri de var. Anadolu kaliteli ve kariyerli beyinlerini İstanbul’a kaptırıyor. Sonuçta İstanbul, Türkiye’nin heterojen bir mozaiği olarak karşımıza çıkıyor.
Anafor gibi çekiyor...
Bu da İstanbul’a ayrı ayrı sorunlar yüklüyor. Dünya bir denge üzerine kurulmuştur. Dengeyi bir yerden bozdunuz mu, kademeli olarak karşınıza bir çığ gibi sorunlar gelir. İstanbul da Türkiye’nin bozulan dengesidir. Tıpkı bir anafor gibi, Türkiye’nin tüm değerlerini içine çekiyor.
Bu yapı Türkiye’yi ciddi olarak tehdit edecektir. Bir diğer tehlike ise, yumurtaların tek sepette olmasıdır. Türkiye’nin ekonomik değerlerinin İstanbul sepetinde toplandığı görülüyor. Oysa İstanbul’u bekleyen önemli tehlikeler var. Bunlardan biri de deprem riski. Allah korusun böyle bir depremde, herkes İstanbul’da neler olabileceğini konuşuyor. Ancak İstanbul’a bir şey olursa Türkiye’ye ne olur sorusunu soran yok. Sadece depremde değil.
Olabilecek tüm felaket senaryolarında Türkiye risk altında.
Çünkü Türkiye’nin bütün yumurtaları İstanbul’da saklanıyor. Zira İstanbul Türkiye’nin gizli başkenti gibi.
Hoşgörü bitmiş...
Oysa böylesi stratejik yerler ve başkentler, her türlü saldırı riskine karşı ülkenin ortalarında bir yerdedir. Tıpkı Ankara gibi... İstanbul’da ilerde yaşanabilecek sorunları konuşurken, İstanbul insanı daha şimdiden birçok sorunu yaşıyor bile.
Kronik hale gelen trafik problemi, pahalı hayat biçimi, stresli yaşam, halkı olumsuz etkilemiş. Anadolu’da var olan hoşgörü, selamlaşma ve sıcakkanlılık gibi özellikler burada kaybolmaya başlamış. İstanbul’daki hayat şartları insanları bu olumsuzluklara itiyor. Allah
İstanbulluların yardımcısı olsun.
Umarım artık devekuşu politikalarını bırakırız da devlet büyüklerimiz Türkiye’nin bu milli problemini görüp bir an önce çözerler.
Rıfat SAİT - rifatsait@superonline.com